Anasayfa   |   Haber Ara   |   Anketler   |   Sitene Ekle   |   RSS Kaynağı  |   Hakkımızda   |   Bize Ulaşın

Arama


Gelişmiş Arama

Çifte Mazgallar ın Restorasyonu Tamamlandı

Avrupa Birliği (AB) tarafından finanse edilen ve Birleşmiş Milletler (BM)
Kalkınma Programı ve Kültürel Miras Teknik Komitesi ( UNDP ) tarafından
uygulanan Çifte Mazgallar ve Canbulat ile Deniz Kapısı arasında kalan Mağusa
Surları'nın restorasyonunun tamamlanma töreni dün akşam yapıldı.

 
Kategori  Kategori : Güncel Olaylar
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 278
Tarih  Tarih : 12 Eylül 2017 15:38

Çifte Mazgallar ın Restorasyonu Tamamlandı İSMET EZEL - magusa haber ajansı Avrupa Birliği (AB) tarafından finanse edilen ve Birleşmiş Milletler (BM) Kalkınma Programı ve Kültürel Miras Teknik Komitesi ( UNDP ) tarafından uygulanan Çifte Mazgallar ve Canbulat ile Deniz Kapısı arasında kalan Mağusa Surları'nın restorasyonunun tamamlanma töreni dün akşam yapıldı. Çok sayıda konuğun katıldığı tören, Gazimağusa Suriçi'nde Çifte Mazgallar'da gerçekleşti. Törende, küratörlüğünü Ayhatun Ateşin yaptığı heykel sanatçısı Ruhiye Onurel ve ressam Nicolas Panayi'nin eserlerinin yer aldığı sergiyle birlikte Jazz müzik konseri yer aldı. Törene yabancıların ve Rumların yoğun katılımı dikkat çekti.. Çifte Mazgallar ve Canbulat ile Deniz Kapısı arasında kalan Mağusa Surları Tamamlama Töreni Ali Tuncay'ın Konuşması 11 Eylül, 2017 Ekselanslar, Değerli konuklar, Sevgili arkadaşlar, Kültürel Miras Teknik Komitesi olarak uzun yolculuğumuza 2008 yılında başladık. Bugünlere gelmemiz kolay olmadı. Uzun ve zahmetli bir süreç sonucunda karşılıklı güven ve işbirliği ortamı oluşturarak birlikte çalışmayı öğrendik. Defalarca bir araya gelerek bıkmadan konuştuk ve birbirimizle empati kurduk. Baf'tan Karpaz'a adanın her tarafındaki eserleri uzmanlarımızla birlikte ziyaret ederek durum tespiti yaptık. En nihayetinde UNDP-PFF'in teknik ve Avrupa Birliği'nin mali katkılarıyla projeler hazırlandı ve önemli çalışmalar yapıldı. Bu vesileyle Avrupa Birliği'ne yapmakta olduğu mali katkı, UNDP'ye vermekte olduğu teknik destek için teşekkür ederiz. Ayrıca, Danışma Kurulu mensuplarına ve tüm işçilere yaptıkları katkıdan dolayı minnettar olduğumu da belirtmek isterim. Değerli misafirler, Medeniyetler tarihine yön veren ve insanlığın gelişimine katkıda bulunan pek çok kavim, ilk çağlardan günümüze kadar Kıbrıs'a yerleşmiş ve bu topraklar üzerine sayısız eserler bırakmıştır. Diğer tüm etnik çatışmalarda olduğu gibi 1960'lı yıllardan bu yana Kıbrıs'ta da önce insan sonra da o insanın kimliğini temsil eden kültürel miras hedef alındı. Yıllarca her iki taraf da karşılıklı olarak birbirini kültürel mirasını yok etmekle suçladı. Ancak, her iki taraf da enerjisini birbirlerini suçlamaya yöneltirken kültürel miras eserleri yok olmaya devam ediyordu. Sadece binalar ve taşlarla da çalışmadığımızı biliyoruz. Taşa yontularak verilen şekil, duvarın üzerindeki resim onu yaratan insanın kültür, duygu, düşünce ve inancının, yani kimliğinin yansımasıdır. Biz buna saygı duyarak çalışıyoruz. Ayrıca, laik veya dini amaçlı olsun tüm bu eserler bizim için özel bir değer taşımaktadır. Kimimiz buralarda ibadet etmiş, kimimiz de en sevdiğimiz kişiyi öldükten sonra son yolculuğuna uğurlamış veya doğumunu kutlamıştır. Veya Mağusa surları üzerinde dolaşıp gençliğinin en güzel hayallerini kurmuştur. Kültürel miras ve farklı kültürler artık çatışmaya değil, her iki toplumun işbirliği, barış ve refah içerisinde yaşamasına katkıda bulunan bir unsur haline gelmelidir. Kültürel mirasın korunması için gerekli olan teknik ve mali yardımlar engellenerek kültürel miras korunamaz. Bu vesileyle, kültürel mirasın artık Kıbrıs sorunun bir parçası olmaktan çıkartılması amacıyla bu yönde uygulanmakta olan tüm engellerin ve kısıtlamaların kaldırılması gerektiğine de vurgu yapmak isterim. Bu ada üzerinde yaşayan insanlar olarak tarih kitaplarımızı savaş, çatışma ve birbirimize yaptığımız kötülüklerle doldurduk ve çocuklarımıza okuttuk. Acılarımızı yarıştırdık. Kitaplarımızda hiçbir zaman birlikte çalışırsak ve işbirliği yaparsak neler başarabileceğimize yer vermedik. Kıvançta ve tasada bir olamadık. Kültürel Miras Teknik Komitesi bize birlikte çalışabilmemiz ve birlikte üretebilmemiz durumunda verimli olacağımızı da öğretti. Birbirimize empoze etmeden, avantaj sağlamaya çalışmadan, saygı, eşitlik karşılıklı güven temelinde çalışarak Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumların yararına olacak çalışmalar yapabileceğimizi gösterdik. Oluşturduğumuz işbirliği ortamının Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumların yararına olacak şekilde diğer alanlara da yayılmasını dilerim. Değerli dostum Takis Hadjidemetriou'nun büyük desteğiyle Mağusa'daki eserlerde başlattığımız çalışmalar tek tek sonuçlanıyor. Tarihin bir dönemimde medeniyetlerin kesiştiği, farklı dinlere ve etnik gruplara ev sahipliği yapan Mağusa'daki eserler yeniden dünya ile buluşmaya başlıyor. Artık Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar olarak bu coğrafyanın tarihi eserleriyle barışma zamanımız geldi. Kökeni ne olursa olsun Ada üzerindeki Müslüman ve Hristiyan dinine ait tüm ibadet yerleri, ayrıca Bizans, Lüzinyan, Venedik ve Osmanlı ve diğer medeniyetlere ait tüm eserler ortak zenginliğimiz ve mirasımız olmalıdır. Son olarak Kıbrıslı Türk yetkililerimize bir çağrı yapmak istiyorum. Mağusa gibi kültürel miras eserlerinin yoğun olarak bulunduğu mekanların sürdürülebilir bakım ve idamesi için yeni bir mekanizma oluşturulmalıdır. Mevcut sistemin eserlerin sürdürülebilir bakım ve idamesine yeterli olanak vermemesi sebebiyle Kültürel Miras Teknik Komitesi çerçevesinde konzervasyonu gerçekleştirilen eserler çok kısa sürede eski kötü durumuna gelebilir. Kültürel Miras Teknik Komitesi olarak bu konuda katkıda bulunmaya hazır olduğumuzu belirtmek isterim. Teşekkür ederim. Cifte Mazgallar ve Canbulat ile Deniz Kapısı arasında kalan Mağusa Surları Tamamlama Töreni Takis Hadjidemetriou'nun Konuşması 11 Eylül, 2017 Çifte Mazgallar-Canbulat, Deniz Kapısı Martinengo Burcu ve Canbulat ile Deniz Kapısı arasındaki surlarda yapılan çalışmaların tamamlanması vesilesiyle burada, Mağusa surlarında büyük bir hayranlık duygusuyla duruyoruz. Bunlar Rönesans döneminin en önemli surları arasında oldukları düşünülen eserler. Mimar Giovanni Girolamo Sammichele tarafından inşa edilen surlar Mağusa'yı dünya çapında meşhur etmiş ve küçük ülkemiz Kıbrıs'ın gururu ve kıvancı olmuştur. Teknik Komite kurulduğu ilk günlerden beri Mağusa surları için endişe duymaktadır. Othello Kalesi'yle başladık. Sancılı bir deneyim oldu. Duvarlarda çatlaklar, çökmek üzere olan kemerler, çürüyen veya düşmeye hazır taşlar ve önceden yerinden oynamış ve yerde duran taşlar gördük. Yıllarca süren düzensizlik, iç çatışma, ihmal eser üzerinde gözle görünür hasar bırakmıştı. 2008 gibi ileri bir tarihte şahit olduğumuz durum hem Kıbrıs'tan hem yurt dışından birçok kişinin farkında olduğu bir durumdu. Gerçekten de telafisi mümkün olmayan hasar riski olduğuna dair endişeler sıklıkla dile getirilmekteydi. Deneyim eksikliğimiz ve geçmişin önyargılarının yükü altında Mağusa surları konusunun çok esaslı ve aşılmaz bir sorun olduğunu düşünüyorduk. İyi bilinen yolu izlemeye koyulduğumuzda ve prosedürel açmazlarla karşı karşıya kaldığımızda, ilk dersimizi surların kendisinden aldık. Bize konuştu ve şöyle dedi: "Sizin küçük çekişmeleriniz ve hesaplarınızdan dolayı, biz yok olmak üzereyiz ve biz yok olduğumuz zaman siz de yok olacaksınız. Biz olmadan siz gerçekte nasıl olacaksınız? Eserler ve bu toprakların tarihi olmadan siz nasıl olacaksınız? Şunu da anlayın: Eğer Mağusa surları yani biz yok olursak Kıbrıs kültürel mirasının tamamı da yok olacak. Medeniyet oraya buraya saçılmış birbirinden bağımsız parçalardan ibaret değildir. Medeniyet bir al ver meselesi değildir, pazarlığı yapılamaz ve şartlar ve koşullar kabul etmez. Eserler takas edilemez, birinin yerini bir başkası alamaz. Yüzyıllar, nesiller ve tarihi olayların günümüze kadar getirdiği tek bir kültür ve medeniyet var. Buna bu şekilde bir bütün olarak bakarsanız bunu doğru boyutlarıyla görebileceksiniz". İşte surlar bize bunları söyledi. Biz tutumumuzdan utandık ve eserlerin durumundan dolayı büyük bir acı ve vicdan azabı duyduk. Kendimizi aşmamız gerektiğinin farkına vardık. Bu mesaja kulak verdik ve adanın dört bir yanındaki kültürel mirası - Rum, Romalı, Fenikeli, Frenk, Venedikli, Osmanlı ve daha sonraları İngiliz eserlerini - bir bütün olarak kucakladık. Tüm bunlar Kıbrıs'ın kültürel zenginliği, ortak tarihimizin, tüm Kıbrıslıların ortak kültürel geçmişidir. Tarihin eşsiz zenginliğini ve binyılın geleneklerini oluşturan insanlar ve durumlar bu eserlerden meydana gelmiştir. Çok kültürlü Kıbrıs dünyanın en önemli kesişme noktasında yer almaktadır. Ve burada, Engomi'den Salamis'e, Arsinoe'dan Constantia'ya uzun bir dizi muhteşem şehrin varisi ve halefi olarak Mağusa da adanın çok kültürlü kimliği en muhteşem şekliyle tezahür ediyor. Yüzyıllar, tarih ve insanların birbirinden ayrılmaz bir bütün olduğu şekliyle. Ve biz de şunu dedik: "Ortak zenginliğimizi kurtarmak istiyorsak, çatışma ve suçlamayı, şartlar ve koşulları bir kenara bırakmalıyız. Aramızda yeni bir ilişki yaratmalıyız. Ortak amaç için bir güven ve işbirliği ilişkisi'. Hali hazırda büyük adımlar attık. Bugün Martinengo Burcu'nda, Canbulat ve Deniz Kapısı arasındaki Surlarda duruyor ve Othello Kalesi, Ravelin Kapısı ve burcu tarafından yakından izleniyoruz. Canbulat surları da sıralarını bekliyor. Mağusa Surlarına, Apostolos Andreas ve Ayios Panteleimonas eşlik ediyor. Daha uzakta Denya Camisi, Aynikola ve Ayanni, Baf'taki Osmanlı hamamları ve Hirsofu'daki su değirmeni bize eşlik ediyor. Bizi bekleyen çok iş var, yıllar alacak ama ülkemizin kültürü ve insanlarımızın yaşamları için yeni bir anlayış yaratacak. Koşullar bu muhteşem eserin restorasyonunu bizim üstlenmemizi sağladı. Kolay bir görev değildi. Teknik Komite üyeleri, özellikle Danışma Kurulu üyeleri özenle ve müthiş bir bilgiyle çalıştılar. Projeyi tasarlayanlar, UNDP personeli ve direktörleri Tiziana Zennaro projeye çok büyük katkıda bulundular. AB'ye de sağladığı mali destekten dolayı müteşekkiriz. Deneyimimiz bize imkansız görünenin, her gün ve sistematik olarak çalışarak gerçeğe dönebileceğini, mümkün olabileceğini öğretti. Surları koruyabilir ve barış yapabiliriz. Geçmişin mirasını koruyabilir ve geleceğe çok küçük bir katkıda bulunabiliriz. Misyonumuz ve görevimiz, bir gün ada geneline yayılması ve küçük vatanımızın tüm sakinleri için bir birlik, barış ve ilerleme noktası olması umuduyla eserlerin ve medeniyetin ufak ışığının sönmemesini sağlamaktır. Çifte Mazgallar ve Canbulat ile Deniz Kapısı arasında kalan Mağusa Surları Tamamlama Töreni Mary McCarthy'nin Konuşması 11 Eylül, 2017 Bugün Mağusa'da olmaktan memnuniyet duyuyor ve Martinengo Burcu ve Canbulat ile Deniz Kapısı arasındaki surların tamamlanma törenine katılma şansına sahip olduğum için onur duyuyorum. Bu, Avrupa Birliği, iki toplumlu Kültürel Miras Teknik Komitesi ve uygulama ortağı olan UNDP arasındaki başarılı ortaklığın bir diğer örneğidir. Avrupa Birliği'nin, 2009'dan itibaren en başından beri, Teknik Komite'nin önemli çalışmalarına sağladığı destekten dolayı gurur duyuyorum çünkü bu şekilde ada genelinde 60'tan fazla kültürel miras alanının korunması sağlandı. 2012'den bu yana, Avrupa Birliği, ada genelindeki zengin ve çeşitli kültürel mirasın korunması için 11,7 milyon Euro katkıda bulunmuştur. Kıbrıs'ta güven yaratma ve ortak başarı elde edilmesi için böylesine çarpıcı bir örnek oluşturan iki toplumlu komitenin başarılı çalışmalarını finanse etmeye ve desteklemeye devam etmek konusunda kararlıyız. Başlangıçta askeri amaçlar için tasarlanmış olan bu muazzam yapının barış ve uzlaşının desteklenmesine nasıl yardımcı olduğunu görmek çok ilham vericidir. Yapılan bu mükemmel restorasyon çalışması sayesinde yüzlerce yıl önce bu duvarlar arasındaki yaşamı hayal edebiliyoruz. Bu kalın duvarlar o zaman savunma amacına hizmet ediyordu - bir tarafı diğerinden ayırıyordu. Bugün, bir zamanlar savunma amaçlı bir yapının Kültürel Miras Teknik Komitesi üyeleri için bir işbirliği ve birlik kaynağı haline geldiğini görüyoruz. Komitenin Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk üyeleri, geçtiğimiz yıllarda, adanın zengin Kültürel Mirasını gelecek nesiller için korumak adına çok şey yaptılar. Güven inşa etmek ve daha da önemlisi, Kıbrıs toplumuna, barış, uzlaşı ve ortak iyilik için birlikte çalışmanın mümkün olduğunu göstermek için çok fazla zaman ve emek harcadılar. Sn. Hadjidemetriou ve Sn. Tuncay'a kendilerini daha iyi bir Kıbrıs fikrine adamış oldukları için içtenlikle teşekkür etmek istiyorum. Bugün, tüm Kıbrıslıların ortak menfaatine olan bu barışçıl işbirliği ve uzlaşının berrak örneğini kutluyoruz. Othello Kalesi'nin çok yakın olduğunu ve koruma çalışmalarının Avrupa Birliği fonlarıyla yapıldığını ve yaklaşık iki yıl önce yeniden açıldığını biliyorum. Bu iki proje, Avrupa Birliği'nin Kıbrıs'ın kültürel mirası konusundaki kararlılığını ve burada kaydedilen ilerlemenin gelecek için gerçek bir miras bıraktığını göstermektedir. Bu, uzak olmayan gelecekte, kendisiyle barış içinde olan uzlaşmış Kıbrıs beklentisi konusunda iyimser olmak için yeterli bir sebeptir. İlginiz için çok teşekkür ederim. Çifte Mazgallar ve Canbulat ile Deniz Kapısı arasında kalan Mağusa Surları Tamamlama Töreni UNDP PYO Kıbrıs Kıdemli Proje Yöneticisi Sn. Tiziana Zennaro'nun Konuşması 11 Eylül, 2017 Ekselansları, Değerli Konuklar, Hanımefendiler ve Beyefendiler, Kıbrıs'taki Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı adına Martinengo Tabyası'na hoş geldiniz demekten memnuniyet duyuyorum. UNDP olarak, Kültürel Miras Teknik Komitesi projelerinin uygulanması görevinin Avrupa Komisyonu ve Kıbrıs toplumları tarafından bize verilmiş olmasından dolayı onur duyuyoruz ve bunun için minnettarız. 2018 Avrupa Kültürel Miras yılı olacak. Mağusa için bu inisiyatifin daha iyi bir zamanlaması olamazdı. 2018'e kadar Mağusa'nın en önemli kültürel miras alanlarının 8'i korunmuş ve toplumlarına geri verilmiş olacak. Bu 8 alan şunlardır: Koruması AB finansmanıyla 2015'te tamamlanan Othello Kalesi, bugün tamamlanmalarını kutladığımız Martinengo Tabyası ve Canbulat ile Deniz Kapısı arasında kalan Surlar ve koruma çalışmalarının devam ettiği Ravelin/Kara Kapısı, St. Mary Ermeni Kilisesi, St. Mary Karmel Kilisesi, St. Anne Kilisesi ve Tabakhane Mescidi. Bunlara, pek yakinda tasarimlari baslayacak olan Canbulat ve Deniz Kapısını da eklememiz gerekmektedir. Görkemli geçmişi ve mirasına uygun bir kültürel yaşamı hakkeden bir şehir için müthiş bir dönüşüm. İnanılmaz bir zenginliğe sahip Mağusa mirasının tamamının korunması için tabi ki çok daha fazlasına ihtiyaç olacak, sadece bir örnek verecek olursam, bugün tamamlanmasını kutladığımız Canbulat ve Deniz Kapısı arasındaki surlar sadece 500,000 Euro'ya mal oldu. Bugün burada yaşayanların ve ziyaretçilerin yüzlerce yıl önce inşa edilmiş surlarda, aydınlatılmış bir alanda güvenli olarak gezinmelerine olanak tanıyan makul bir miktar. Martinengo Tabyası benim Mağusa'daki favori projelerimden bir tanesidir. Geçtiğimiz hafta bu geceki etkinliği gözümde canlandırmaya çalışarak dehlizlerinde yürürken hem iç hem dış alandaki mekanlarının çok yönlülüğünü ve potansiyelini düşünmekten kendimi alamadım. Bugün uzak Doğu Akdeniz'in ayakta kalan birkaç zarar görmemiş burcundan bir tanesini herkese geri veriyoruz. Çok büyük bir sorumluluk. Ancak Kültürel Miras Teknik Komitesi'nin sizinle başlatmış olduğu bu diyaloğun devam edeceğine ve şehrin bu önemli simgesinin gelecekteki sürdürülebilirliğini sağlayacağına dair inancım tamdır. Avrupa Komisyonu'ndan Sayın McCarthy'nin de çok güzel bir şekilde ifade ettiği gibi, bir zamanlar savunma amaçlı olan surlar bugün işbirliğinin sembolü haline geldi. Ben bu fırsattan yararlanarak sağladıkları daimi mali ve stratejik destek için Avrupa Komisyonu'na, Sayın Mary Mc Carthy'ye, Sayın Kjartan Björnsson'a ve burada görev yapan çalışma arkadaşları Michela Foresti ve Agustin Moya-Colorado'ya bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Aynı zamanda Sayın Elizabeth Spehar'a bugün bizlerle olduğu ve Kıbrıs'taki tüm UNDP faaliyetlerine verdiği daimi destekten dolayı teşekkür ederim. Kıbrıs için belirsizliğin söz konusu olduğu bu günlerde her zamankinden daha cesur ve kararlı olan Kültürel Miras Teknik Komitesi'nin tüm üyelerine ve özellikle Takis Hadjidemetriou, Ali Tuncay ve Glafkos Constantinides'e teşekkür ederim. Birlikte yapılan izleme ziyaretleri ve sürekli olarak verdikleri tavsiyeler yoluyla bu projeleri yakından takip eden Komite Danışma Kurulu'nun tüm üyelerine teşekkür ederim. Ortaya çıkan bu mükemmel iş için tasarımcılara ve müteahhit firmaya da teşekkür ederim. UNDP Ekibime ve özellikle Fatma Terlik ve Salih Önkal'a teşekkür ederim. Son olarak, Teknik Komite kendisine Mağusa'da geçmişte yapılan ve hala devam eden AB finansmanlı projelerden oluşan bir fotoğraf albümü hediye etmek istediğinden Sayın McCarthy'yi sahneye davet etmek istiyorum. Teşekkürler.daha fazla fotoğraf için tıklayınwww.mhajans.com/album/asdxa2q31234423456

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Güncel Olaylar

En Çok Okunan Haberler

Dinlerin ve Medeniyetlerin Kesiştiği Kent : MAĞUSA MHA Haber
MHA Haber

Son Dakika Haberleri

© 2011 Tüm Hakları Saklıdır
RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi