DESAM Enstitüsü Matematiksel Modelleme Araştırma Grubu COVID-19’a Karşı Aşılamanın Etkinliğini Değerlendirdi.

DESAM Enstitüsü Matematiksel Modelleme Araştırma Grubu COVID-19’a Karşı Aşılamanın Etkinliğini Değerlendirdi.
-COVID-19 Aşısı Pandemiyi Tek Başına Durduramayacak…
Yakın Doğu Üniversitesi DESAM Enstitüsü Matematiksel Modelleme Araştırma Grubu, geliştirilmesi muhtemel COVID-19 aşısının koronavirüs hastalığı üzerinde etkili olacağını ancak aşının tek başına salgını bitirmek için yeterli olamayacağını saptadı.
DESAM Enstitüsü Matematiksel Modelleme Araştırma Grubu araştırmacıları Prof. Dr. Evren Hınçal, Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, Yrd. Doç. Dr. Bilgen Kaymakamzade ve Nezihal Gökbulut, SVIR tipi matematiksel modelleme ile hazırladıkları, COVID-19 aşı dinamiği çalışmasını yayımlandı. Araştırmada geliştirilecek bir aşının salgının durdurulmasında ne kadar etkin bir rol oynayabileceği değerlendiriliyor. Araştırmanın sonuçlarına göre, SARS-CoV-2’ye karşı geliştirilecek bir aşı, koronavirüs vaka sayısını belli bir orana çekecek ancak sıfırlayamayacak. Bu bağlamda geliştirilmesi muhtemel aşı, salgının kotrolünde tek başına yeterli olmayacak.
Hastalığın en fazla görüldüğü 50 ülke baz alınarak yapılan ve yaklaşık 6 milyar kişiyi kapsayan hesaplamalar, sadece hastalığa duyarlı bireylerin aşılandığı varsayılarak yapıldı. Oluşturulan SVIR modeli ile yapılan hesaplamalar, hastalığa duyarlı kişiler, aşılanan, hafif bulaş olan, şiddetli bulaş olan ve iyileşen bireyler olmak üzere beş kategoride gerçekleştirildi. Dünya nüfusun %75’ini kapsayan hesaplamalar yapılırken, maske kullanımı, hijyen kuralları sosyal mesafe kurallarına uyulması ve dolaşımın kısıtlanması göz önünde bulunduruldu.
Aşı ile COVID 19 Tedbirlerinin Salgın Üzerindeki Etkisi İncelendi…
Aşının uygulanması halinde virüsün bulaştırıcılık hızının incelenmesi amacıyla yürütülen çalışmada nüfusun %20’si (Figür1a,1b) ile % 50’sinin (Figür 2a,2b) aşılandığı varsayıldı. Nüfusun % 20’si aşılandığı takdirde temel kurallara uyulmuş olsa dahi hastalığa duyarlı kişi sayısının artacağı, buna bağlı olarak da hastalığın yayılmaya devam edeceği rapor edildi. Hastalığa duyarlı bireylerin %50’sinin aşılanması durumunda temel kurallara ve kısıtlaramalara uyularak hastalığın kısa sürede kontrol altına alınabileceği belirlendi (figür 2b). Sonuç olarak, COVID-19’a karşı geliştirilmesi beklenen aşının hastalık üzerinde etkili olacağı ancak salgını tek başına durduramayacağı sonucuna varıldı. Araştırmada, salgının üstesinden gelinebilmesi için yeterli aşılamanın yanı sıra korunmaya yönelik tedbirlerin de devam etmesi gerektiği vurgulandı.
Figür 1: Nüfusun %20’sinin aşılanasının COVID-19 salgınına etkisi.

Figür 2: Nüfusun %50’sinin aşılanasının COVID-19 salgınına etkisi.
Figürlerde; S duyarlı bireyleri, V Aşı olan birleyleri, Ic Hastalığı hafif geçiren bireyleri, Is hastalığı ağır geçiren bireyleri ve D virüs bulaşan bireylerin ölümünü gösteriyor.

Yrd. Doç. Dr. Bilgen Kaymakamzade: “Aşı, Tek Başına Pandemiyi Durdurmaya Yeterli Değil…”
DESAM Enstitüsü Matematiksel Modelleme Araştırma Grubu araştırmacılarından Yrd. Doç. Dr. Bilgen Kaymakamzade, Tüm dünyayı hem sağlık hem de ekonomik açıdan kötü bir şekilde etkileyen COVID-19 salgınını sona erdirme konusunda şu anki en popüler çözüm arayışının aşı olduğunu hatırlattı. Buna karşın, Yrd. Doç. Dr. Bilgen Kaymakamzade hastalığa karşı geliştirilmesi muhtemel bir aşının toplumun %50’sine uygulanmış olsa bile tek başına virüse karşı koruyuculuk sağlayamayacağını söyledi.
Geçmişte yaşanan birçok salgında aşılamanın güçlü bir etki göstermesi nedeniyle COVID-19’a karşı aşı talebinin gün geçtikçe arttığını dile getiren Yrd. Doç. Dr. Bilgen Kaymakamzade, COVID-19 aşı dinamiği çalışmasında, olası bir aşı geliştirilse bile virüsün bulaşıcılık hızının ancak koruyucu önlemlerin eşzamanlı olarak devam etmesiyle azalabileceğini saptadıklarını söyledi.
Aşının gündelik hayatta tek başına büyük bir fark yaratmayacağını ifade eden Yrd. Doç. Dr. Kaymakamzade, “Koronavirüs hastalığına neden olan SARS-Cov-2’nin tam olarak etkisizleştirilene kadar kendimizi ve birbirimizi güvende tutmak için günlük yaşamlarımızda gerekli olan hijyen ve sosyal mesafe kurallarına uymalıyız” diye konuştu.

Paylaş

Önceki Haber

UKÜ Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Programı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Bengü Berkmen, Çocuk İstismarı konusunda önemli açıklamalarda bulundu.

Sonraki Haber

VEG & BONES CUP BAŞLADI…

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

three × 3 =

error: Kopiyalamak Yasakdır !!