Hasanoğlu; “Biz Kendi Topraklarımızdayız. Azerbaycan Askeri De Topraklarımıza Basılmış Kirli Çizmeleri Temizlemeye Uğraşıyor”

Hasanoğlu; “Biz Kendi Topraklarımızdayız. Azerbaycan Askeri De Topraklarımıza Basılmış Kirli Çizmeleri Temizlemeye Uğraşıyor”

Azerbaycan Kıbrıs Dostluk Derneği Başkanı Orhan Hasanoğlu, Radyo Güven’de yayınlanan Taner Gönül’ün sunduğu “Gündem Özel” programında yaptığı açıklamada, Dağlık – Karabağ sorununun, yaklaşık 100 yıldan fazladır bölgede var olan bir sorun olduğunu ve bu sorunun kaynağının; 1918 yıllarında Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti kurulurken, Dağlık-Karabağ bölgesinde yaşayan çok az sayıda azınlık olan Ermeniler’in hızla nüfusunu artırarak, Büyük Ermenistan devletini kurma hayali içine girmeleri olduğunu belirtti. Hasanoğlu, “Sovyetler Birliği döneminde yaşadığımız 70 yıl boyunca Dağlık – Karabağ özerk bölgesi Azerbaycan’ın tarihi topraklarıdır. 100 yıllarda olduğu gibi de öyle kaldı. Sovyetler Birliği 1988’de dağılmaya başlayınca, Ermeniler bölgede ikinci bir Ermeni Devleti kurma sevdasına kapıldı. Bugün hala Ermenilerin en büyük ideali büyük Ermenistan devletini kurmaktır” şeklinde konuştu.

Hayali kurulan Ermenistan devletinin başlangıç noktasının; “Hazar Kıyılarından, Akdeniz kıyılarına kadar” uzandığına işaret eden Hasanoğlu, ancak son 27 Eylül’den günümüze kadar Azerbaycan ordusunun, Ermenilerin bu hayalini tersine çevirdiğini kaydetti.

Hasanoğlu; şunları ifade etti: “ 27 Eylül’de Ermenistan her zaman olduğu gibi Dağlık-Karabağ’da işgal olunan bizim bölgemizde Azerbaycan sivillerine karşı ateşler açmaya başladı. Azerbaycan askeri de onun Cumhurbaşkanı da, halkı da ciddi irade sergileyerek cevap ateşleri verdi. Böylece, bölgede artık bir ayın tamamlanacağı operasyonlar yaşanmaktadır. Azerbaycanlılar olarak herkesin bilmesi gereken bir mesajımız var; “Biz kendi topraklarımızdayız. Biz herhangi bir devletin, herhangi bir halkın, herhangi bir toplumun hukukunu bozmamaktayız. Başka bir ülkenin toprağında ayağımız ve gözümüz yoktur.”

Hasanoğlu; Azerbaycan askerinin kendi topraklarında Ermenistan tarafından basılmış olan kirli çizmeleri temizlemekle uğraştığının altını çizerek, Ermeni askerinin, Azerbaycan topraklarından çıkması yönünde çağrı yaptı.

“Biz Kendi Topraklarımızda Kendi Nefsi Müdafaa Hakkımızı Kullanıyoruz”

Hasanoğlu; şöyle devam etti:“Bugün bütün dünya kamuoyu, uluslararası kuruluşlar başta Birleşmiş Milletleri olmak üzere o bölgenin haritadaki o coğrafyanın bize ait olduğunu ispatlamaktadır. Biz de askerimizle birlikte önce hep barış hep sulh dedik. Bütün uluslararası kuruluşlarda, bütün platformlarda, hep barış dedik. Hep barıştan yana olduk. Ama maalesef 30 yıldır bizim barış çağrılarımızı dünya birliği duymadı. Her ne kadar Birleşmiş Milletler’in bu konuda 4 beyanı olsa da Ermenistan bu işgale devam etti. Ama biz işgale son diyoruz. Ve çağrı yapıyoruz “Ermeni askeri, Azerbaycan topraklarından çıksın ve biz barış içerisinde kendi ata – baba topraklarımızda yaşamaya devam edelim.” Hasanoğlu, bütün çabalarının, kendilerine ait olan Azerbaycan topraklarında yaşayabilmek için nefsi müdafaa haklarını kullandıklarını belirtti.

Minsk Grubu 30 Yıl İçerisinde 30 cm İlerlemedi. Minsk Grubu Sorunun Çözümüyle Değil, Sorunun Çözümsüzlüğüne Yönelmiştir

Programda Karabağ sorununa çözüm bulunması için Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı tarafından kurulan Minsk grubuna da değinen Hasanoğlu, “Dünya tarihinde Minsk grubu gibi oluşturulmuş uzun süreli bir grup olmadı. Çeşitli ülkelerde, dünyanın çeşitli bölgelerinde savaşlar geçmişte olduğu gibi günümüzde de var. Ama dünyanın hiçbir noktasında 30 yıldır süren bir münakaşa, bir sorunun başarısız bir grubu olmadı. Minsk grubu; yaratıldı ve 27 yıldır faaliyet gösteriyor. Fransa, Rusya, Amerika üçgeni, bu sorunu çözmekle uğraşıyor. Minsk grubu bu yıllar içerisinde nelerle uğraştı derseniz. Minsk grubu; 30 yıl içerisinde 30 cm ilerlemedi… Her yıl birkaç defa Azerbaycan- Ermenistan Dışişleri Bakanlarını, gerektiğinde yılda bir kez Cumhurbaşkanlarını bir araya getirerek, bir masaya oturtarak Karabağ sorununu çözüyormuş gibi tutum sergiliyor. Minsk grubu sorunun çözümüyle değil, sorunun çözümsüzlüğüne yönelik faaliyetler sergiliyor” ifadelerine yer verdi.

Minsk Grubunda Olan; “Fransa, Rusya, Amerika” Hep Ermenistan Tarafında Oldu

Minsk grubunda olan; “Fransa, Rusya, Amerika”nın hep Ermenistan’ın tarafında olduğunu, Azerbaycan’ın da bunları yıllardır gördüğünü ve sabırla izlediğini kaydeden Hasanoğlu, “Azerbaycan Cumhuriyeti, Minsk grubunun masa çağrısından kaçmadı. Her zaman bizim devlet yetkililerimiz Minsk grubunun masa çağrısına oturmuş orda iştirak etmiş, alınan kararlara saygı duymuştur. Tıpkı, 10 Ekim 2020’de Moskova’da Lavrov başkanlığında toplanan barış gibi… Biz orda ateşkese evet dedik, uyduk yalnız 17 dakika sonra Ermenistan tarafından Azerbaycan’ın tarihi kenti Gence’ye füzeler fırlatıldı. Orada masum halka saldırılar başladı. Orada masum çocuklar, sivil insanlar hayatını kaybetti” şeklinde dikkat çekti.

Hasanoğlu, Azerbaycan- Dağlık- Karabağ sorununun, 30 yıldır var olduğunu ve Azerbaycan’ın hiçbir zaman sivillere karşı katliam gerçekleştirmediğini ancak, Azerbaycan halkının 30 yıldır başta Hocalı soykırımı olmakla çeşitli soykırımlarla karşı karşıya kaldığını belirtti.

Hocalı soykırımı dahil, sivillerin ölümüyle ilgili hiçbir zaman Minsk grubunun ciddi bir beyanatla konuşma yapmadığını, beyanat yayımlamadığını dile getiren Hasanoğlu, Minsk grubunda temsil olan devletlerin Ermenistan taraftarı olduğunu ve hep Ermenistan’ın haklarını savunma girişimlerinde bulunduklarına işaret etti. Hasanoğlu, “Günümüzde Azerbaycan için Minsk grubu bitmiştir diyebiliriz” dedi.

“Bizim Sesimiz, Hak Sesidir”

Azerbaycan’ın, her zaman uluslararası hukuka, uluslararası insan haklarına saygı duyduğunu, sadece Dağlık-Karabağ konusunda değil, kendi canı yandığı için değil, dünyada yapılan savaşlarda taraf olmadığını, savaşı, sivillerin ölümünü savunmadığını dile getirerek, “30 yıllık süreçte biz hep dünyaya barış mesajları verdik. Hep sabır gösterdik. Ama artık Azerbaycan, bu kadar masum halkının ölmesiyle uluslararası hukuka inanmıyor. Bizim sesimiz, hak sesidir. Azerbaycan toplumu ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti toplumunu birleştiren çok milli manada bağlar var, değerler var. Bugün biz size, dünya medyasına, Kıbrıs medyasına, biz kardeş olduğumuz için değil, biz haklı olduğumuz için bize destek verin diyoruz” ifadelerini kullandı.

Hasanoğlu şunları kaydetti: “Türk askeri gittiği yerlerde sivil insanları öldürmedi, aksine her gittiği yere barış götürdü. Bunun bugün Kıbrıs’ta şahidiyiz. Bugün Dağlık-Karabağ’da yaşanan operasyonlarda kendi topraklarımıza sonradan gelen Ermenilere bile şiddet uygulanmadı. Uluslararası Cenevre savaş anlaşmalarının tüm maddelerine uyarak, dünya savaş tarihine altın harflerle yeni bir tarih yazıyoruz ve bu tarih Azerbaycanlı gençlerin gelecekte gurur duyacağı bir tarih olacaktır. Ne mutlu bize ki, Türkiye Cumhuriyeti devleti gibi, KKTC de yanımızdadır.
Biz de Azerbaycanlılar olarak Kıbrıs davasında, Kıbrıslı Türk kardeşlerimizin yanında olduğumuzu, Kıbrıs’ın bağımsızlığını Dağlık- Karabağ sorunu yüzünden tanıyamadığımızı ve Dağlık- Karabağ sorunu bittikten sonra, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını gönülden tanıyacağımıza inanıyoruz.”

Programın sonunda Hasanoğlu, Pazar günü Lefkoşa’da Girne kapısında saat 16.30’da “Karabağ mitingi” düzenleyeceklerini duyurarak, Kıbrıs Türk halkını da bu mitinge katılmaya davet etti.

Paylaş

Önceki Haber

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 97. Yıldönümü

Sonraki Haber

DAÜ Otobüs Hizmetleri Duyurusu / EMU Bus Services Announcement

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

12 + 17 =

error: Kopiyalamak Yasakdır !!