Yakın Doğu Üniversitesi Gazetecilik Bölümü Tarafından Düzenlenen Çevrimiçi Panelde Pandeminin Gazeteciliğe Etkileri Tartışıldı

Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nün düzenlediği “Pandemi Döneminde Gazetecilik: Kuzey Kıbrıs, Türkiye ve Dünya Pratikleri” konulu çevrimiçi panelde, akademisyenler ve deneyimli gazeteciler, pandeminin medyaya etkisini tartıştı.

Yakın Doğu Üniversitesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Ayça Demet Atay’ın moderatörlüğünde gerçekleşen panelde, Doğuş Üniversitesi’nden Prof. Dr. Barış Çoban “Pandemi Öncesinde ve Sonrasında Gazetecilik, Gözetim ve Karşı-Gözetim”, Yakın Doğu Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. İbrahim Özejder “Kuzey Kıbrıs’ta Pandemi Döneminde Sosyal Medya Aktivizmi ve Siyasal Kararlar Üzerindeki Etkisi”, Dr. Derya Yüksek “Alternatif Medya ve Pandemi Sonrasında Dünya Tasarımları”, gazeteci Ali Baturay “Pandemi Döneminde Kıbrıs Türk Medyasındaki Değişim” ve Canan Onurer “Pandemi Döneminde Gazetecilik Sorumluluğunu Yeniden Keşfetmek” konularında sunumlar yaptı.

Ali Baturay: “Dijital medya yükselişte…”

Pandemi sürecinin Kıbrıs basını üzerindeki etkilerini değerlendiren Haber Kıbrıs Genel Yayın Koordinatörü Ali Baturay, bu süreçten en çok yazılı basının etkilendiğini söyledi.

Pandemiden önce Kuzey Kıbrıs’ta 19 gazete yayınlandığını hatırlatan Ali Baturay, “Pandemi döneminde basılı gazete sayısı beşe kadar düştü. İki ay sonra ise 15’e çıktı. 100, 60 hatta 40 satan gazeteler var” dedi.

Pandemi döneminde dijital medyanın yükselişine, geleneksel medyanınsa düşüşüne tanık olunduğunu ifade eden Baturay, insanların bir gün sonra bayiden aldıkları gazetelerdeki haberlerin “tüketilmiş haberler” olduğu tespitinde bulundu. Dijital medyayla başa çıkabilmek için geleneksel medyanın ilginç içerik yaratması gerektiğini söyleyen Baturay, dijital medyada yaşanan sorunlara da değindi. “Dijital medyada geleneksel medya yaklaşımıyla haber yapılıyor” diyen Ali Baturay, reklam kaygısıyla zaman zaman haber yapılmadığını ve siyasi partilerin sözcülüğüne soyunan haber sitelerinin de var olduğunu söyledi.

Canan Onurer: “En Önemli Mesele Teyit Meselesi…”

Gazeteci Canan Onurer de, pandemiye hazırlıksız yakalandıkları söyleyerek, “Dijital medya geleneksel düşünce yapısı dolayısıyla bu duruma hazırlıklı değildi” dedi.

“Yeni normalde hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” diyen Onurer, pandemi sürecinin gazeteciliğin etik sorumluluğunu yeniden hatırlattığını söyledi. Canan Onurer, şunları kaydetti: “Bir salgın var, halkta büyük bir panik var. İlk sorular ‘kim’ ve ‘nerede’. Habercilik kurallarının bu en temel sorularını sormamamız gerektiği noktasına eriştik. Bir yandan doğru haber, hızlı haber, haber atlatma dürtüsü, diğer yanda toplum sağlığı, hasta hakları, kişilik hakları ve etik kaygılarımız. İlk kaybettiğimiz şey hız oldu. Hızda geriye düşmek zorunda kaldık. Teyit en önemli mesele haline geldi. Kimden teyit edeceğimiz kısmında ise büyük bir sıkıntı yaşadık.”

Prof. Dr. Barış Çoban: “Alternatif Medya Beşinci Güç…”

Alternatif medya, toplumsal hareketler ve yurttaş gazeteciliği üzerine çalışmalarıyla tanınan Doğuş Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Barış Çoban ise, pandemi öncesinde ve sonrasında gözetim ve karşı-gözetim ilişkilerini değerlendirdi.

Prof. Dr. Çoban, insanların güvenlik toplumu içerisinde yaşadıklarını ve gözetimi, gönüllü olarak kabullendiklerini ifade etti. Geleneksel medyanın ticari ilişkiler içerisinde sisteme eklemlendiğini söyleyen Çoban, çağımızda alternatif medyanın beşinci güç işlevi gördüğü saptamasında bulundu. Pandemi sürecinde yurttaş gazeteciliğinin öneminin ortaya çıktığını da belirten Prof. Dr. Çoban, cep telefonlarındaki uygulamalarla herkesin yurttaş gazeteciliği yapabilir hale geldiğini ifade etti.

Dr. Derya Yüksek: “Yeni normal sorgulanıyor…”

Panelde, “Alternatif Medya ve Pandemi Sonrasında Dünya Tasarımları” başlıklı sunumu yapan Dr. Derya Yüksek de, yaşanan krizin insanları yeni yaratıcı yollar aramaya sevk ettiğini ifade etti. Alternatif medyanın sadece içerik açısından değil, ilişkiler açısından da farklılığının altını çizen Yüksek, eşitsizliği sorgulayan katılımcı medya süreçlerine ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Yüksek, “Yalan haberle mücadele, ötekileştirmeye karşı duruş, dezavantajlılara yönelik kampanyalar ve sosyal dayanışmayla alternatif medya yolumuza ışık tutuyor” diye konuştu.

İbrahim Özejder: “Sosyal medyada oluşan kamuoyu hükümeti yönlendirdi…”

Yakın Doğu Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. İbrahim Özejder de, Kuzey Kıbrıs’ta pandemi döneminde sosyal medyada oluşan kamuoyunun hükümet kararlarını yönlendirdiğini söyledi. Bilgisizlik ve belirsizlik ortamında, halkın bilgilenme ihtiyacının sosyal medya üzerinden karşılandığını ifade eden Özejder, sağlık meslek kuruluşlarının, COVID-19’la ilgili sosyal medya gruplarının ve bazı doktor kanaat önderlerinin süreçte önemli rol oynadığını vurguladı. Özejder, sosyal medya üzerinden oluşan kamuoyunun, hükümetin doğru kararlar almasını ve pandemi sürecinin az hasarla atlatılmasını sağladığını söyledi.

Paylaş

Önceki Haber

DAÜ Dr.Mehmet İnan a plaket takdim etti.

Sonraki Haber

“Her Zaman Mutluluk Olsun” isimli kişisel sergi Ersin Tatar tarafından açılacak

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

4 × 1 =

error: Kopiyalamak Yasakdır !!