DAÜ-SAGM 12 BİNDEN FAZLA DENİZ KAPLUMBAĞASINI SU İLE BULUŞTURDU

Doğu Akdeniz Üniversitesi Su Altı Araştırma ve Görüntüleme Merkezi (DAÜ-SAGM), kıyısal alan tahribatının canlı gruplarını olumsuz etkilemesine karşı mücadelesini sürdürüyor. DAÜ-SAGM tarafından İş Bankası ana sponsorluğunda 13 yıldır yürütülen İskele, Yeniboğaziçi ve Gazimağusa Kıyısal Alanı Deniz Kaplumbağalarını İzleme ve Koruma Projesi kapsamında, toplamda 12,000’den fazla deniz kaplumbağası yavrusunun denizle buluşması sağlandı. Ayrıca farkındalık yaratmak amacı ile yaz dönemi boyunca 4 kere çocuklara yönelik kaplumbağa salma etkinlikleri düzenleyerek, hem çevre bilinci oluşturmaya katkıda bulunmaya ve hem de çocuklara hayvan sevgisi aşılamaya çalışıldı.

DAÜ-SAGM, 6 aylık çalışma dönemi boyunca tespit edilerek koruma altına alınan deniz kaplumbağası yuvası sayısının 412 olduğuna, ancak bu yuvaların %7’sinin kumsala yapılan araç girişleri nedeniyle tahrip olduğuna dikkat çekiyor.

 

“En Çok Deniz Kaplumbağaları Etkileniyor”

DAÜ-SAGM’ın faaliyetleri ve proje hakkında bilgiler veren DAÜ Fen ve Edebiyat Fakültesi, Biyolojik Bilimler Bölüm Başkan Yardımcısı ve DAÜ-SAGM Başkanı Yrd. Doç. Dr. Burak Ali Çiçek, “Kıyısal alanda yaşayan nesli tükenmekte olan bitki ve hayvanların neslinin devamı kıyı bölgelerinin etkin kullanımı ile mümkündür. Kıyısal alan, deniz ve/veya karasal koşullara adapte olmuş birçok organizmaya ev sahipliği yapmakla birlikte, adamız koşullarında insan kullanımı açısından en yoğun bölgedir. Akdeniz ülkelerinin tümünde görülen, kıyısal alan tahribatı ülkemizde de belirgin olarak görülmektedir. Kıyısal alanın tahribatının en etkin biçimde olumsuz etkilediği canlı grubu deniz kaplumbağaları olduğu gibi; bu alanın korunmasında en etkin aracımız da yine deniz kaplumbağalarıdır. Deniz kaplumbağası populasyonunun korunması deniz ekosisteminin dengede kalması açısından çok önemlidir. Doğada her canlının bir işlevi vardır. Örneğin deniz kaplumbağalarının nüfusunun azalması, denizanası populasyonunun kontrolsüzce artmasına yol açmaktadır. Bizim çalışmalarımız sırasında karşılaştığımız en büyük problemler başıboş köpeklerin yuvalara zarar vermesi ve kumsallara arabalarıyla insanların girmesidir. Kumsallara araçla girmemeleri ve yuvalara zarar vermemeleri konusunda halkımızı duyarlı olmaya davet ediyoruz.” diye konuştu.

 

“Ülkenin Tüm Canlılarını ve Doğal Güzelliklerini Koruyoruz”

Deniz kaplumbağalarının (Caretta Caretta ve Chelonia Mydas) Kıbrıs’ın simgesi haline gelmiş ve koruma altına alınmış doğal miraslarımızdan olduğunun altını çizen Yrd. Doç. Dr. Çiçek, yaptığı açıklamada “Canlıları korumak için yaptığımız çalışmalarda, amacımız sadece deniz kaplumbağalarını korumak değil, aynı habitatı paylaşan diğer canlıları ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) doğal güzelliklerini ve varlıklarını da korumaktır. İşte bu amaçla, İskele, Yeniboğaziçi ve Gazimağusa sahillerindeki deniz kaplumbağalarının bilimsel olarak izlenmesi ve korunması projesine, KKTC Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’na

bağlı Çevre Koruma Dairesi’nden alınan izinle, DAÜ Su Altı Araştırma ve Görüntüleme Merkezi olarak 13 yıldır çalışmalarımıza devam etmekteyiz” ifadelerini kullandı.

 

“Yuvaların %7’si Kumsala Yapılan Araç Girişleri Nedeniyle Tahrip Edildi”

Yrd. Doç. Dr. Çiçek, 13 yıldır Proje Koordinatörü Öğr. Gör. Hasan Deniz Akbora ile kendisinin gözetiminde, ulusal ve uluslararası gönüllülerle yapılan çalışmalarda oldukça başarılı olduklarını ifade ederek, şunları söyledi: “2021 yılında da, pandemiye rağmen koruma çalışmaları Eylül ayı sonunda başarılı bir şekilde sonuçlandırılmıştır. 2021 yılında yapılan çalışmalar, Türkiye İş Bankası sponsorluğunda sürdürülmüş; koruma aktivitelerinin yoğun olarak yürütüldüğü alanlara İskele, Yeniboğaziçi ve Gazimağusa belediyelerinin ve DAÜ’nün teknik personel desteği ile bilgilendirici levhalar yerleştirilmiştir.

 

6 aylık çalışma dönemi boyunca 412 adet yuva tespit edilerek koruma altına alınmıştır. Bu yuvalardan %7 si kumsala yapılan araç girişleri nedeni ile tahrip edilmiştir. %8’i yuvalar gel-git bölgesinde bulunduğundan su basması nedeni ile kurtarılamamış ve %4’ü ise köpek ve tilkiler tarafından kazılarak tahrip edilmiştir. Korumaya alınan yuvaların %80’i periyodik olarak takip edilip yavru çıkışları izlenmiş, gereken durumlarda müdahale edilerek yuvada sıkışan yavrular kurtarılmıştır. Toplamda 12000’den fazla kaplumbağa yavrusunun denizle buluşması sağlanmıştır.”

 

DAÜ-SAGM Başkanı Yrd. Doç. Dr. Burak Ali Çiçek, 2007 yılında kurulan merkezin; deniz, göl, sulak alan gibi her türlü sucul sisteme ve ilişkide olduğu çevreye yönelik çalışmalarının ulusal ve uluslararası düzeyde devam edeceğini ifade etti.

Paylaş

Önceki Haber

Avrupa Biyoteknoloji Derneği’inden KKTC’nin yerli PCR kitine gururlandıran ödül

Sonraki Haber

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, BM Genel Merkezi’ne girişinde, Rum liderin iki devletli çözümü reddeden açıklamasının sorulması üzerine, şunları söyledi:

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

17 − one =